Mursallı Kasabası

Anasayfa | 1-Tarihçe | 2-Ulaşım | 3-Sayılarla Mursallı | 4-Hakkımızda | 5-Derneğimiz | LİNKLERİMİZ | Ziyaretçi Defteri | Fotoğraf Galerisi | Anketler

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Saliha Gültoplar'ın Mubadele Anıları

Köyümüzün en yaşlısı Duvrunsta(Klimataki) köyünden gelen Saliha Gültoplar'ın mubadele anıları.
GAZETECİ YAZAR iSKENDER ÖZSOY'UN KALEMİNDEN:

Kategori  Kategori : Sizlerden Gelenler
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 1261
Tarih  Tarih : 12 Ağustos 2008 13:19

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Köyümüzün en yaşlısı Duvrunsta(Klimataki) köyünden gelen Saliha Gültopların mubadele anıları GAZETECİ YAZAR iSKENDER ÖZSOY'UN KALEMİNDEN:

 
           “Köyümüz Türk ve Rum karışık bir köydü. Nispet yarı yarıyaydı. Mahallerimiz ayrı ayrıydı. Bakkallar Rumdu köyde. Onlardan alışveriş yapıyorduk. Buraya gelene kadar herkes kendi aleminde yaşadı. Amcamla evlerimiz yan yanaydı. Küçüktüm, annem Hasibe öldü. O günlerde çok ağladım. Arkadaşlarım ‘Ağlama helva yiyeceğiz’ diye güya beni teselli ediyordu. Anam ölünce babam analığım Zekiye’yle evlendi. Babamın analığımdan da bir çocuğu oldu. Biliyor musun sen, babam Yunus’u civar köylerden gelen çeteci Rumlar öldürdü. Bir gün köyün erkeklerini camiye toplamıştı o Rumlar. İşkence ettiler. Babam da o işkenceye dayanamayarak öldü. Çevre köylerden Çatnahor ve Çutil’de akrabalarımız vardı. O köylere giderdik ailece. Arada bir festival olurdu, o zaman şenlenirdi ortalık. Komşu köy Çulh’tan (Agios Gorgios) köyümüze Rumlar gelirdi. Fistan giyerdi, ponponlu ayakkabı giyerdi Rum erkekleri. Ayrıca zil takar oynarlardı. Türk erkekleri pantolon ve ceket giyerdi. Önceleri fesliydiler, sonradan şapka taktılar. Kadınlar da ferace takardı. Düğünler şenlikli olurdu Duvrunsta’da. Atlarla gelin almaya gidilirdi. Bir hafta sürerdi düğünler. Davullar çalınır, ziyafetler verilirdi. Kadınlar, kızlar yüzlerine pudra sürer, kaşlarını kömürle boyardı. Gelinler tellerle süslenirdi. Geline kına da yakılırdı. Kına yakılırken memlekette de türküler söylenirdi. Kına yakmaya sadece kadınlar katılır, damat giremezdi gelinin yanına. Damat gelini ancak gerdekte görürdü. Memleketten ayrılacağımıza yakın Türkiye’den Rumlar geldi. Akrabaların evlerinde toplandık hep. Evlerimizi onlara verdik. Türkiye’den gelenler Türkçe de biliyorlardı. Ama onlarla konuşmadık, komşuluk yapmadık. Anlaşamıyorduk. Pek iyi insanlar değildi. Pistiler. Galiba Elmalı’dan gelmişlerdi. Yola çıkarken Duvrunsta’nın yerli Rumlar arkamızdan, ‘Bizi bırakıp nereye gidiyorsunuz. Bu pis insanlarla biz nasıl anlaşacağız’ diye ağladı. Ana yok, baba yok. Analığım Zekiye ve kardeşimle düştük yollara. Kafileyle Yankov’a gittik. Bizi bir ahıra koydular, keçilerin koyunların arasında bir hafta bekledik. Sonra Türkiye’ye geldik. Ama nasıl geldik, hangi yolla geldik bak şimdi onu hatırlamıyorum işte. Türkiye’ye geldik, bir sene Isparta Eğirdir’de bir handa oturduk. Oradan Gönen’e geçtik. Gönen’de de bir sene oturduktan sonra tekrar Isparta’ya döndük. Isparta’da herkesi dağıttılar. Benim Mursallı’ya gelişim şöyle oldu: Burada dayım vardı. Hastalanınca ona bakmak için yanına çağırdılar. Bir daha Isparta’ya dönmedim. Duvrunsta’dan çok şeyi hatırlıyorum. Yüreğimde hasreti de var. Ama artık Türkiye’deyim.”
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.

A.Kadir Avcu [ 01 Temmuz 2009 14:20 ]

Saliha ninenin anılarını okuyunca benim dedelerim ve ninelerimin anılarıyla ne kadar çok örtüştüğünü gördüm. Babam ve annem amca çocukları. İki dedemin yani babalarının bir de kızkardeşleri varmış. Yunanistan'da Selanik yakınlarında galiba Grebene,işkodra civarında doğup büyümüşler. Babaları sivil çalışan bir Osmanlı ordusu mensubu imiş. Dedelerim on yaşındayken babaları Adem büyükdedemizi kaybetmişler.Tabi ki eceliyle ölmemiş büyük dedemiz, Yunanlılar kesmişler. Büyük dedem yunan ordusuna askere alınmak istenmiş. Fakat ne yaptıysa yapmış askere gitmemiş. Küçüğü olan dedemi ise askere almışlar. Mübadeleden hemen önce askerliğini yapmak zorunda kalmış.
Mübadele sırasında kızkardeşleri ve birkaç akrabaları ile birlikte Türkiye'ye gelmişler.
Önce Denizli Çivril tarafına gönderilmişler. Oradan İzmir Karşıyaka'ya gelmişler. Küçük dedem Karşıyaka çarşısı içinde küçük bir içikili lokanta açarak hayatını kazanmaya başlamış. O günlerde bir süredir tanıştığı ve dost olduğu bir yunan asıllı aile ile dostluk kurmuş. Yunanistan'a göçetmek üzere bir yunanlı aile küçük dedeme, şimdiki Karşıyaka iskelesinin karşısına düşen Osmanbey Parkı'nın olduğu yerde bulunan ve çok büyük bir bahçesi olan evlerini vermişler.Birkaç ay sonra da küçük dedem anneannemle evlenerek bu eve yerleşmiş. Birkaç yıl sonra büyük dedem kardeşine bu evi satıp Aydın Mursallı köyüne orada yaşayan akrabalarının yanına taşınmayı teklif edince küçük dedem ağabeyinin sözünden çıkamamış ve Mursallı köyüne taşınmış. Orada kendilerine bağ ve bahçe alarak hayatlarına orada devam etmişler.Öğretmen olan babam Aydın köylerinde görev yaparken resmi tatillerde ve yazları sık sık Mursallı kasabasına dedemi babaannemi ve amcalarımı ziyarete giderdim.Küçük yaşlarımda halkın uluorta yunanca konuşmaları beni az da olsa rahatsız ederdi. Dolmuşla Germencik'ten Mursallı'ya gidip döneken bazı yolcuların hakkımda merakla birbirlerine sorular sorduğunu duyardım. Konuştuklarını anlar fakat belli etmezdim. İlkokulu okuduğum Aydın Çine'ye bağlı bir köyde beş yıl kadar kaldım. Köy halkı arasında muhacir diye adlandırdıkları aileler de vardı. Onlar da dedelerimiz gibi mübadele sırasında Türkiye’ye göçederek buralara yerleşmişlerdi. Yıllarca oradaki örf ve adetleri görerek büyüdüm. Dini bayramlarda, düğünlerde atalarımızdan kalan bütün gelenekler eksiksiz yaşanırdı. Anne ve babamın bu köyde uzaktan bir çok akrabası vardı. Çocukluk günlerimle Saliha ninenin Yunanistan’daki yaşanıtısı arasında hemen hemen hiç bir fark yoktu. Çocukluğumda annemin ev işleri yaparken söylediği memleket türküleri hala kulağımda çınlar. Bir de arife günleri evlerdeki fırınlarda o güne özel olarak yapılan ve komşulara dağıtılan tatlımaya ekmeğin tadını hala unutamam.

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Cihan AKÇANAL

Site Yöneticisi
Cihan AKÇANAL
Dernek Gecemiz
Ogün Ağan

Ogün Ağan
Mursallı spor 21.02.2010
Hüseyin yılmaz

Hüseyin yılmaz
MURSALLI DA YUNANCA SEMİNERLER BAŞLADI
Müh.NeşeAKÇANAL

Müh.NeşeAKÇANAL
hamsili pilav
Dr.BetülAKÇANAL

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Dr.BetülAKÇANAL
Yeni Doğan Bebeğinizi Neler Bekler?

Mursallı Kasabası Tanıtım Sitesi. Aydın'ın Germencik İlçesine bağlı Mursallı Kasabası hakkında aradıklarınızı burada bulabilirsiniz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi